Neur-On Clinic hakkında en çok merak edilen sorular: tedavi süreci, randevu, fiyatlar, robotik rehabilitasyon, sigorta kapsamı ve uluslararası hasta kabulü.
Dil ve konuşma terapisi, kısa süreli bir uygulama değil; zamana yayılan ve düzenli takip gerektiren bir süreçtir. İlerleme hızı; bozukluğun türü, şiddeti ve terapiye katılıma bağlı olarak şekillenir.
Evet. TMS, tDCS ve tVNS yöntemleri uluslararası klinik rehberlerde yer alan, FDA ve CE onaylı
protokollere dayalı olarak uygulanmaktadır.
Neuron Clinic’te tüm uygulamalar nörofizyolojik değerlendirme sonrası kişiye özel planlanır.
Yutma güçlüğü (disfaji), besinlerin, sıvıların veya
tükürüğün ağızdan mideye güvenli ve etkili şekilde taşınamaması durumudur.
Yutma; ağız, boğaz ve yemek borusunun koordineli çalışmasını gerektiren
karmaşık bir süreçtir. Bu sürecin herhangi bir aşamasında oluşan bozukluk
disfajiye yol açabilir.
Yoğun nörolojik rehabilitasyon, beyin ve sinir sistemi
hasarı sonrası kaybedilen hareketleri yeniden kazandırmak için yüksek tekrar
sayısı ve yoğun pratiğe dayanan bir tedavi yaklaşımıdır. Nöroplastisiteyi
tetikleyerek beynin yeni bağlantılar kurmasını sağlar.
Evet. İnme; konuşma, anlama, ses üretimi ve motor konuşma
planlamasını etkileyerek günlük yaşamda bağımsızlığı ve sosyal katılımı ciddi
biçimde sınırlayabilir.
Hayır.
• TMS sırasında hafif kafa derisi kasılmaları hissedilebilir
• tDCS ve tVNS genellikle karıncalanma hissi oluşturur
• Ağrılı değildir
Disfaji birçok farklı nedene bağlı olarak ortaya çıkabilir.
En sık nedenler:
• İnme (felç)
• Parkinson hastalığı
• Alzheimer hastalığı ve diğer demans türleri
• Multipl Skleroz (MS)
• Baş-boyun kanserleri
• Travmatik beyin hasarı
• Kas hastalıkları
• İleri yaşa bağlı kas zayıflığı
Bazı durumlarda reflü veya yemek borusu hastalıkları da
yutma sorununa neden olabilir.
Nöroplastisite, beynin ve sinir sisteminin öğrenme ve
kendini yeniden şekillendirme yeteneğidir. Rehabilitasyonda bu yetenek,
yaralanma veya hastalık sonrası hasarlı bölgelerin görevini sağlıklı beyin
bölgelerine aktarmak için kullanılır. Tekrarlı hareket pratiği nöroplastisiteyi
aktif hale getirir.
İnme sonrası en sık afazi, dizartri ve konuşma apraksisi görülür. Bu bozukluklar farklı mekanizmalarla ortaya çıkar ve her biri için farklı terapi yaklaşımları gerektirir.
Bu durum:
• Hastalığın süresine
• İnmenin şiddetine
• Klinik hedeflere
• Rehabilitasyon programına
bağlı olarak değişir.
• Yemek yerken veya içerken öksürme
• Boğazda takılma hissi
• Sık boğulma hissi
• Yemek sonrası sesin “ıslak” veya gürültülü
çıkması
• Uzamış yemek süresi
• Ağız içinde yiyecek artığı kalması
• Açıklanamayan kilo kaybı
• Tekrarlayan akciğer enfeksiyonları
İnme sonrasında beyin, hasarlı alanları telafi etmek için
kendini hızla yeniden düzenler. Bu "fırsat penceresi" genellikle ilk
2 yıllık dönemdir. Bu dönemde başlanan yoğun rehabilitasyon en hızlı ve en
kalıcı sonuçları verir. Ancak 2 yıl sonrasında da rehabilitasyon faydalıdır,
sadece süreç daha yavaş ilerler.
Afazi, beynin dil merkezlerindeki hasara bağlı olarak ortaya çıkan edinilmiş bir dil bozukluğudur. Dil ve konuşma terapisi; konuşma üretimi, anlama, adlandırma, okuma ve yazma becerilerini hedefleyen yapılandırılmış çalışmalarla dilin yeniden öğrenilmesini amaçlar.
Bazı hastalarda ilk haftadan itibaren fark edilir iyileşme başlar. Kalıcı kazanımlar genellikle birkaç hafta içinde belirginleşir.
Yutma, beyindeki birçok merkezin koordineli çalışmasını
gerektirir. İnme sonrası bu merkezler veya bu merkezlere giden sinir yolları
zarar görebilir. Sonuç olarak yutma kasları zayıflar, koordinasyon bozulur ve
besinler hava yoluna kaçabilir. İnme geçiren bireylerin önemli bir kısmında ilk
dönemde disfaji görülür.
Geleneksel fizyoterapi sınırlı tekrar sayısı sunarken, yoğun
nörolojik rehabilitasyon yüksek teknoloji platformları sayesinde çok daha fazla
hareket tekrarı sağlar. Yeni sinir bağlantılarının pekişmesi için tekrar sayısı
kritik önem taşır; bu nedenle yoğun yaklaşım daha hızlı iyileşme sunar.
Erken dönemde başlanan terapi, beynin nöroplastisite kapasitesinden daha etkin yararlanılmasını sağlar. Bilinci açık ve genel durumu stabil olan bireylerde erken müdahale, dil becerilerindeki iyileşme sürecini hızlandırabilir.
Evet. Nöromodülasyon tedavileri ilaç tedavileriyle uyumludur ve çoğu zaman birlikte uygulanır.
Bazı hastalarda yutma tamamen normale dönebilir. Özellikle
inme sonrası erken dönemde başlanan uygun terapi iyileşme şansını artırır.
Ancak bazı nörolojik hastalıklarda disfaji kronik seyredebilir ve uzun dönem
yönetim gerektirebilir. Her hasta bireysel olarak değerlendirilir.
Son on yılda geliştirilen rehabilitasyon teknolojileri
arasında robotik rehabilitasyon cihazları, sanal gerçeklik tabanlı terapi
sistemleri, yürüme robotları, üst ekstremite robotları ve fonksiyonel
elektriksel stimülasyon yer alır. Bu teknolojiler kitlesel tekrar ve
motivasyonu destekler.
Evet. Kliniğimizde dil ve konuşma terapisi, rTMS, tDCS ve tVNS gibi nöromodülasyon yöntemleriyle desteklenebilir. Bu yöntemler, beynin dil ağlarını uyararak terapinin etkinliğini artırmayı hedefler.
• Kontrolsüz epilepsi
• Aktif beyin kanaması
• Metal implantlar (bazı durumlarda)
ön değerlendirme sırasında detaylı olarak analiz edilir.
Neuron Clinic’te nöromodülasyon:
• Nörofizyolojik değerlendirme
• Klinik ölçeklerle fonksiyon analizi
• Kişiye özel hedefleme
• Rehabilitasyon ile entegre protokol
• Sürekli takip ve ölçüm ile uygulanır.
Amacımız yalnızca semptomu azaltmak değil, beyni yeniden eğitmek ve kalıcı fonksiyonel iyileşme
sağlamaktır.
Disfaji ciddi sonuçlara yol açabilir:
• Aspirasyon (besinlerin hava yoluna kaçması)
• Pnömoni (akciğer enfeksiyonu)
• Yetersiz beslenme
• Dehidratasyon
Bu nedenle erken tanı ve uygun müdahale çok önemlidir.
Aspirasyon; yiyecek, içecek veya tükürüğün yemek borusu
yerine soluk borusuna ve akciğerlere kaçmasıdır. Bazen öksürükle fark edilir,
bazen de belirti vermeden (sessiz aspirasyon) gerçekleşebilir.
İnme (felç), travmatik beyin yaralanması, omurilik
yaralanması, serebral palsi ve multipl skleroz gibi nörolojik durumlardan
etkilenen hastalara uygundur. Uzman değerlendirmesi sonrası her hastaya özel
program hazırlanır.
Nadiren olan kısa süreli öksürük normal olabilir. Ancak her
öğünde tekrarlayan öksürük, sık boğaz temizleme ihtiyacı veya ses değişikliği
varsa bu durum bir yutma bozukluğunun işareti olabilir ve değerlendirilmelidir.
Tedavi süresi hastanın durumuna, hasarın boyutuna ve
hedeflenen kazanımlara göre değişir. Genellikle haftalık seanslarla yürütülen
program birkaç aydan 1-2 yıla kadar uzayabilir. Beyin yeni bağlantılar kurmaya
yaşam boyu devam eder, bu nedenle uzun vadeli takip önemlidir.
Konuşma apraksisi, konuşma kaslarında güçsüzlük olmaksızın, konuşma hareketlerinin motor planlamasında yaşanan bir bozukluktur. Kişi ne söylemek istediğini bilir ancak sesleri doğru sırayla ve akıcı şekilde üretemez.
Aspirasyon pnömonisi, hava yoluna kaçan besin, sıvı veya
mide içeriğinin akciğerde enfeksiyona yol açmasıdır. Yutma güçlüğü olan
bireylerde en önemli risklerden biridir.
İnme sonrası yutma refleksi zayıflayabilir ve besinler fark
edilmeden hava yoluna kaçabilir. Bu durum akciğerde enfeksiyona yol açabilir.
Ayrıca hastanın yatış pozisyonu, genel kas zayıflığı ve bağışıklık durumunun
etkilenmesi riski artırır.
Şu durumlarda gecikmeden başvurulmalıdır:
• Yemek yerken sık öksürme veya boğulma
• Tekrarlayan akciğer enfeksiyonları
• Ani kilo kaybı
• Uzayan yemek süresi
• İnme veya nörolojik hastalık sonrası
Erken değerlendirme, komplikasyon riskini azaltır.
Değerlendirme iki aşamalı olabilir:
1.Klinik değerlendirme: Ağız içi muayene, kas gücü,
refleksler ve farklı kıvamlarda yutma gözlemi.
2.Görüntüleme yöntemleri: Gerektiğinde videofloroskopik
yutma çalışması (VFSS) veya endoskopik değerlendirme (FEES) uygulanabilir.
Amaç, sorunun hangi aşamada olduğunu ve aspirasyon riskini
belirlemektir.
Tedavi kişiye özeldir ve şunları içerebilir:
• Yutma egzersizleri
• Pozisyonlama teknikleri
• Besin kıvam düzenlemeleri
• Güvenli yutma stratejileri
• Ağız içi duyusal uyarım çalışmaları
• Nöromodülasyon uygulamaları
• Nöromusküler elektrik stimülasyonu (NMES)
Kliniğimizde, uygun hastalarda destekleyici teknoloji olarak
şu cihazlar kullanılmaktadır:
• VitalStim (NMES – Nöromüsküler Elektrik
Stimülasyonu)
• TMS (Transkraniyal Manyetik Stimülasyon)
• tDCS (Transkraniyal Doğru Akım Stimülasyonu)
• tVNS (Transkutanöz Vagus Sinir Stimülasyonu)
• Önerilen kıvam ve beslenme planına
uyulmalıdır.
• Yemek sırasında dik oturma pozisyonu
korunmalıdır.
• Küçük lokmalar tercih edilmelidir.
• Ağız hijyenine dikkat edilmelidir.
• Terapistin önerdiği egzersizler düzenli
yapılmalıdır.
Doğru yönetim ile birçok birey güvenli ve kaliteli bir
şekilde beslenmeye devam edebilir.